![]()
![]()
Kar
Soğuk rüzgar
Savaş zulüm ölüm var
Bosna'da analar çocuklar ağlar
Yarım
Kalır uykularım
Korkunç bir baskın yaşarım
Her gece bir çığlıkla irkilir ağlarım
Yanık
Yüreği tık tık
Heryer sessiz ve karanlık
Gözü yaşlı annem yalnız uyanık
Namazda
Elleri duada
Bir çocuk vurulsa Bosna'da
Vurulur ta yüreğinden duysa da duymasa da
Şubat 1994
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kar
Üstüme yağar
Saçlarımı rüzgarlar tarar
Gül uzar yağmur olur gelmezsin
Bir bir
Kesilir ikindileri
Çoban ve kaval sesleri
Derin bir yalnızlığa gömülürüm
Bu anlarda ölürüm de bilmezsin
Akşamları
Üstüme karı
Yorgan diye örterim
Etrafta kurt ulumaları
Gözlerim dolar boşanır silmezsin
Sonra
Gece olur
El ayak çekilir hayat durur
Yıldızlar kurulur gökyüzüne
Gözlerimin önüne film seti olur çekilmezsin
Aralık 1993
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Dilimin ucunda sevdan var senin
Desem ben yanarım demesem kalbim
Ben de ne gelgitler ne yangınlar var
Buz tutan dağlardan sesler yükselir
Her gece bir baskın yaşar yüreğim
Üstüme her gece ne akınlar var
Yüreğim sıkışır bir terdir basar
Rüzgar açar kapar kapımı benim
Çevremde ne uzak ne yakınlar var
Seninse sevdanı yasakladılar
Seni köşe bucak hep sakladılar
Ülkemde ne cahil ne çılgınlar var
Ocak 1995
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Gül yüzün rengini yansıtsın diye
Kıpkızıl yemyeşil ve de bembeyaz
Çiçekler topladım kırlarda bu yaz
Çöllerde sürdüğüm izindir senin
Sensin aradığım durmadan kış yaz
Halime bir renk ver halinden biraz
Seninle olmazsam tuttuğum oruç
Ettiğim dualar kıldığım namaz
Sevgili bilirsin anlam taşımaz
Bakma sen perişan halime benim
Sana yakışanı bilirim pek az
Ve belki usulsüz ettiğim niyaz
Ama sen bilirsin senin içindir
Böyle gece gündüz hep avaz avaz
Çaldığım türküler inlettiğim saz
Mart 1994
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Rüzgar beni ısıtır güneş dondurur beni
Aşkın ki bir ateştir yakar kavurur beni
Kurşun sıkılmaz derler sevdaya ki bilirim
Bir kurşundur gözlerin kalbimden vurur beni
İpeklerden yumuşak kılıçtan keskin sözün
Salar bağlı köleyi zincire vurur beni
Sevdan ateşten bir kor onu nasıl saklasam
Gözyaşlarım aleme yayar duyurur beni
Bir ömür ara ile bir kez görsem düşümde
Yeri göğü dolanır ayrılık bulur beni
Nasıl hasretim sana ah bir anlatabilsem
Ülkene hangi deli rüzgar uçurur beni.
Aralık 1991
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Bu bahar karlarla yağmurlarla gel
Bizim burda susuz kurak bağlar var
Seni yâr etmezler bana sevgili
Aramızda aşılası dağlar var
Günler uzadıkça ömrüm kısaldı
Aklımı bu sevda bir yeldir aldı
Yıllar var gözlerim yollarda kaldı
Bir bilsen ardından nice ağlar var
Bir şarkıdır adın dilimde her dem
Bir tutkudur sevdan sensiz edemem
Gelmez isen ben bu yerden gidemem
Beni sana bend eyleyen bağlar var
Bir gittin dönmedin dünya güzeli
Ne sevincim belli ne gamım belli
Tekrar düşümdür bir tek teselli
Seni böyle tutan hangi bağlar var
Şubat 1995
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Karasevdalılara
Su sesi dinletilmeli
Gül bahçesini gezmeli
Deli gülmeli eğlenmeli diyorlar
Bilemiyorum bütün bunları
Ey yar.
Bildiğim bir başka şey var
Gece gündüz yalvar yakar
Baş çarptığın kayalıklar
Zincir sürdüğün ovalara kadar.
Sen de bilirsin
Deli aklı ipe çekmeli
Ve mantık ölmeli sevgili
Beni soğuk bodrumlara zincirlemeli.
Haziran 1992
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Mevki Viyana
Bir darbe-i ma'kus ile düşmüş o yana
Hep tersine dönmüştür onun giydigi şeyler
Hem bid-defaat!
Onlarla yatip kalkar imiş kendisi söyler
Vaktiyle bütün Pul'da yapilmişsa da heyhat!
Cümlesi solmuş.
Vaktiyle siyah, şimdi fakat yemyeşil olmuş
Bir paltosu vardir.
Tek gözlügü vardir, geceler kandilidir o.
Ya rab ne hayat!
Cepler delik az çok
Lakin ne zarar var ki delikten düşecek yok.
Bir korkusu vardir
Meyhanelerin saat-i tatili pek erken...
Bir kirli paçavrayla gezer
Mendilidir o.
Lastikleri bir başkasinindir ki yürürken
Durmaz ayagindan çikar ekser...
Serpuşu ne festir, ne külahtir, ne sariktir
Kalpak da degildir
Bir şapka mi, haşa. O onun kendine mahsus
Bir başka şekildir.
Keşkül gibi bir şey...
Milliyetini farik olan yok, soruyorlar:
Kimdir bu alamet, bu musibet, ne kiliktir.
Ürkütmeyelim sus...
Bir kahkaha, bir av'ava kopmakta peyapey
Bazen de müheyyâ-yi tasadduk duruyorlar.
Zül farkina bir zam!
Ancak biri vardir, ona der: Şair-i Azam!
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Eyvah ne yer ne yar kaldı
Gönlüm dolu ah u zar kaldı
Şimdi buradaydı gitti elden
Gitti ebede gelip ezelden
Ben gittim o haksar kaldı
Bir köşede tarumar kaldı
Baki o enisi dilden eyvah
Beyrutta bir mezar kaldı
Bildir bana nerde nerde Ya Rab
Kim attı beni bu derde YA Rab
Nerde arayayım o dil rübayı
Kimden sorayım bi-nevayı
Derler ki unut o aşnayı
Gitti tutarak reh-i bekayı
Sığsın mı hayale bu hakikat
Görsün mü gözüm bu macerayı?
Sür'atle nasıl da değişti halim
Almaz bunu havsalam hayalim.
Çık Fatıma! lahdden kıyam et
Yadımdaki haline devam et
Ketm etme bu razı şöyle bir söz
Ben isterim ah öyle bir söz
Güller gibi meyl-i ibtisam et
Dağı dile çare bul meram et
Bir tatlı bakışla bir gülüşle
Eyyamı hayatımı temam et
Makber mi nedir şu gördüğüm yer
Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Hey Çamlıca mehtâbı ne olmuş sana öyle?..
Küskün duruyorsun.
Bir şey kuruyorsun.
Seyrinle ıyan et bana, ilhâm ile söyle:
Aksetmede âlâm-ı vatandan mı bu halet?..
Anlat; bu tahavvül neye etmekte delâlet.
Vaktiyle ederken bu havâliyi zılâlin
Bir sâha-i nilî.
Ey neyyir-i leylî,
Matem döküyor arza bugün bedr ü hilâlin
Bir şeb ki, zîrinde küsûfun,
Seyrangehi olmakda tuyûfun.
Mâzîden esip gelmede bir nevha-i vâveyl..
Bir âh-ı müebbed.
Hangi güneşin mâtemidir zulmetin ey leyl,
Ey şi’r-i muakkad
Yıldızlar olur bence meâlin gibi nâ-yab
Atîde görünmezse o mâzideki mehtâb
Olmazdı sabahın da yarın gülmeye meyli
Pîşinde bu dîdar-ı mahûfun.
Kartallara baktım düşüyorlar yere bi-ta’b;
Oldum sanıyordum Melekü’l Mevt ile hem-hâb
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı